Kalp kapağı hastalıkları çoğunlukla yaşla birlikte ortaya çıkar; ancak bazı kapak sorunları doğuştan gelir ve yıllarca fark edilmeden kalabilir. Biküspit aort kapağı bunların en sık görülenidir. Bu yazıda bu doğumsal kapak anomalisinin ne olduğunu, neden yakından takip gerektirdiğini ve tedavi seçeneklerini ele alıyoruz.
Biküspit Aort Kapağı Nedir?
Normalde aort kapağı üç eşit yaprakçıktan oluşur. Biküspit aort kapağında ise doğumdan itibaren yalnızca iki yaprakçık bulunur. Toplumda oldukça sık rastlanan bu doğumsal farklılık, çoğu zaman çocuklukta belirti vermez ve ancak erişkinlikte, bazen tesadüfen çekilen bir ekokardiyografide fark edilir.
Neden Önemlidir?
İki yaprakçıklı yapı, kapağın normal üç yaprakçıklı kapağa göre daha fazla mekanik strese maruz kalmasına yol açar. Bu durum zamanla iki temel soruna zemin hazırlayabilir:
- Kapak darlığı veya yetmezliği: Yaprakçıklarda zamanla kalsifikasyon (kireçlenme) veya gevşeme gelişebilir
- Aort kökünde genişleme: Biküspit aort kapağı olan hastalarda çıkan aortun ilk bölümü, normal popülasyona göre daha sık genişler; bu da aort anevrizması riskini artırır
Bu nedenle biküspit aort kapağı yalnızca bir "kapak meselesi" değil, aynı zamanda bir "aort meselesi" olarak da değerlendirilmelidir.
Belirtileri ve Ne Zaman Fark Edilir?
Çoğu hastada uzun yıllar hiçbir belirti olmaz. Kapak fonksiyonu bozulmaya başladığında nefes darlığı, çarpıntı ve efor kapasitesinde azalma görülebilir (bkz. kalp üfürümü yazımız — biküspit kapak sıklıkla önce bir üfürümle fark edilir). Aort genişlemesi ise kendi başına neredeyse hiç belirti vermez; bu nedenle tanı konduktan sonra düzenli görüntüleme takibi büyük önem taşır.
Tanı Nasıl Konur?
Tanı temel olarak ekokardiyografi ile konur; kapağın yapısı ve aort kökünün çapı bu tetkikle değerlendirilir. Aort çapı hakkında daha ayrıntılı bilgi gerektiğinde BT anjiyografi ile ölçüm netleştirilir.
Aile Taraması Gerekir mi?
Biküspit aort kapağının genetik bir bileşeni olduğu bilinmektedir; bir kişide saptandığında birinci derece yakınlarının (özellikle çocuk ve kardeşlerin) ekokardiyografi ile taranması önerilir. Ailesel yatkınlık konusunu genetik risk yazımızda daha ayrıntılı ele almıştık.
Tedavi ve Takip
Belirti vermeyen ve kapak fonksiyonu korunmuş hastalarda tedavi, düzenli ekokardiyografi ile izlemden ibarettir; takip sıklığı kapağın durumuna ve aort çapına göre hekim tarafından belirlenir. Cerrahi değerlendirme genellikle şu durumlarda gündeme gelir:
- Kapak darlığı veya yetmezliğinin belirgin hale gelmesi
- Aort kökü veya çıkan aort çapının belirli bir eşiğin üzerine çıkması
- Aort çapında takip sırasında hızlı büyüme saptanması
Ameliyat Seçenekleri
Cerrahi gerektiğinde, yalnızca bozulan kapak değil, gerekiyorsa genişlemiş aort kökü de aynı ameliyatta ele alınabilir. Kapak, uygun hastalarda tamir edilebilir veya bir protezle değiştirilebilir; aort kökü genişlemesi eşlik ediyorsa bu bölüm de onarılır ya da bir greftle değiştirilir. Ameliyat planı, kapağın ve aortun birlikte değerlendirilmesiyle kişiye özel oluşturulur.
Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Harun Arbatlı, biküspit aort kapağı olan hastalarda takip kararının yalnızca kapak fonksiyonuna değil, aort kökü çapına da birlikte bakılarak verilmesi gerektiğini; bu iki parametrenin ayrı ayrı değil bir bütün olarak izlenmesinin önemli olduğunu belirtmektedir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı, takip sıklığı ve tedavi kararları, ancak sizi muayene eden hekiminiz tarafından verilebilir.
Randevu için iletişime geçin
Kalp ve damar sağlığınızla ilgili değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.