Yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği, kalp-damar hastalıklarının en sık iki nedenidir; ancak ikisinin de ortak ve sinsi bir özelliği vardır: yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyebilirler. Hastaların önemli bir bölümü tansiyonunun ya da kolesterolünün yüksek olduğunu, ilk kalp krizinde veya bir ameliyat değerlendirmesi sırasında öğrenir. Bu yazıda bu iki etkenin damarlarınızda yıllar içinde neler yaptığını ve kontrol altına almanın neden bu kadar önemli olduğunu anlatıyoruz.
Damar Sertliği (Ateroskleroz) Nasıl Başlar?
Sağlıklı bir atardamarın iç yüzeyi pürüzsüzdür ve kan burada rahatça akar. Kanda kötü kolesterol (LDL) yükseldiğinde, bu yağ molekülleri damar duvarının içine sızmaya başlar; vücut buna iltihabi bir yanıt verir ve yıllar içinde damar duvarında "plak" adı verilen birikintiler oluşur. Yüksek tansiyon ise damar duvarına sürekli yüksek basınçla yüklenerek bu iç tabakayı örseler ve kolesterolün duvara sızmasını kolaylaştırır. Yani iki etken ayrı ayrı zararlıyken, bir arada damar sertliğini birbirini besleyerek hızlandırır. Sigara ve şeker hastalığı da bu sürece eklendiğinde tablo daha da ağırlaşır.
Hangi Damar Etkilenirse Hangi Hastalık Oluşur?
Damar sertliği tüm vücudu ilgilendiren bir süreçtir; hangi damar yatağını tuttuğuna göre farklı hastalıklar ortaya çıkar:
- Kalbi besleyen damarlar: koroner arter hastalığı — göğüs ağrısı ve kalp krizi
- Beyni besleyen şah damarları: karotis darlığı — geçici iskemik atak ve inme
- Bacak damarları: periferik arter hastalığı — yürürken bacak ağrısı, yara iyileşmemesi
- Ana atardamar: aort anevrizması — damar duvarının zayıflayıp genişlemesi
Bu nedenle "tansiyonum biraz yüksek ama bir şeyim yok" cümlesi yanıltıcıdır; hasar, belirti vermeden birikir.
Tansiyon Kaç Olmalı, Kolesterol Kaçın Altında Kalmalı?
Genel bir çerçeve vermek gerekirse; ideal kan basıncı çoğu erişkin için 120/80 mmHg civarıdır ve 140/90 mmHg üzerindeki değerler yüksek tansiyon olarak kabul edilir. Kolesterolde ise tek bir "normal" değer yoktur: hedef LDL düzeyi, kişinin toplam kalp-damar riskine göre belirlenir. Daha önce kalp krizi geçirmiş, stent takılmış ya da bypass olmuş bir hastada hedef, hiç risk faktörü olmayan birine göre çok daha düşüktür. Bu nedenle tahlil sonucunuzu internetteki genel aralıklarla değil, hekiminizin sizin için belirlediği hedefle karşılaştırmanız gerekir.
Yaşam Tarzı Değişikliği Ne Kadar İşe Yarar?
Tuzun azaltılması, düzenli yürüyüş, kilo verme, sigaranın bırakılması ve Akdeniz tipi beslenme; hem tansiyonu hem kolesterolü ölçülebilir biçimde iyileştirebilir. Bazı hastalarda yaşam tarzı değişikliği tek başına yeterli olabilirken, birçok hastada ilaç tedavisi de gerekir. Burada iki yaygın yanılgıyı düzeltmek isteriz:
- "Tansiyon ilacına başlarsam bir daha bırakamam" — İlaç bağımlılık yapmaz; hastalık sürdüğü için tedavi sürer. İlacı bırakmak, tansiyonu tekrar yükseltir.
- "Kolesterol ilacı zararlıdır" — Kolesterol düşürücü tedavinin kalp krizi ve inmeyi azalttığı geniş çalışmalarla gösterilmiştir; kâr–zarar dengesi hekiminizle birlikte değerlendirilir.
Günlük yaşama uyarlanabilir pratik öneriler için kalbinizi korumak için 10 altın öneri yazımıza göz atabilirsiniz.
Cerrahi Gündeme Geldiğinde de Kontrol Şarttır
Damar sertliği ilerlemiş ve bypass ya da başka bir damar ameliyatı gündeme gelmişse, tansiyon ve kolesterol kontrolünün önemi azalmaz; aksine artar. Çünkü ameliyat tıkalı bölgeyi aşar ama damar sertliği sürecini durdurmaz; yeni damarların (greftlerin) uzun yıllar açık kalması, risk faktörlerinin kontrolüne bağlıdır. Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Harun Arbatlı'nın hastalarına sık hatırlattığı gibi: ameliyat bir onarımdır; damarları koruyan ise hastanın ameliyattan sonraki yaşamıdır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tansiyon ve kolesterol hedefleriniz ile tedavi planınız, ancak sizi değerlendiren hekiminiz tarafından kişiye özel belirlenebilir.
Randevu için iletişime geçin
Kalp ve damar sağlığınızla ilgili değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.