Doğumsal kalp hastalığı nedeniyle çocuklukta ameliyat olan pek çok kişi, yetişkinliğe sağlıklı bir şekilde ulaşır. Bu, çocuk kalp cerrahisindeki ilerlemenin en güzel sonuçlarından biridir. Ancak burada sık yapılan bir yanlış vardır: "Çocukken ameliyat oldum, düzeldim" düşüncesiyle kontrollerin yıllarca bırakılması. Oysa çocuklukta yapılan onarımların önemli bir bölümü, yetişkinlikte düzenli izlem gerektirir. Bu yazıda nedenini ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini ele alıyoruz.
"Düzeldi" ile "Tamamen Geçti" Aynı Şey mi?
Çocuklukta yapılan kalp ameliyatlarının bir kısmı — örneğin basit bir kalp deliğinin kapatılması — çoğu zaman yeniden girişim gerektirmeyen dayanıklı bir sonuç sağlar. Ancak daha karmaşık doğumsal hastalıklarda ameliyat, kalbi olabildiğince normale yakın çalışacak şekilde onarır; tamamen sağlıklı bir kalbe dönüştürmez. Bu kalpler yıllar içinde farklı bir yük altında çalışır ve bazı sorunlar ancak yetişkinlikte ortaya çıkar.
Ayrıca çocuklukta bulunan bazı sorunlar hiç ameliyat gerektirmeyecek kadar hafif kabul edilmiş olabilir; bunların bir kısmı yetişkinlikte belirginleşebilir. Bu duruma bir örnek olarak erişkinlerde kalpte delik yazımıza bakabilirsiniz.
Yetişkinlikte Hangi Sorunlar Ortaya Çıkabilir?
- Kapak sorunları: Çocuklukta onarılan kapaklarda zamanla darlık ya da yetmezlik gelişebilir. Özellikle akciğer kapağında (pulmoner kapak) geç dönemde yetmezlik, bazı onarımlardan sonra bilinen bir durumdur.
- Ritim bozuklukları: Ameliyat izlerinin çevresinde yıllar sonra çarpıntı ya da ritim düzensizlikleri gelişebilir (bkz. çarpıntı ve atriyal fibrilasyon).
- Kalp odacıklarında genişleme ve zayıflama: Uzun süre fazla yük altında çalışan karıncık zamanla genişleyebilir ve pompa gücü azalabilir.
- Onarım bölgesinde yeniden darlık: Örneğin aort daralması (koarktasyon) onarımından sonra aynı bölgede yeniden darlık ya da genişleme gelişebilir; bu hastalarda yüksek tansiyon da sık görülür.
- Kapak enfeksiyonu riski: Onarılmış bazı kalp yapıları ve yapay materyaller, enfektif endokardit açısından risk oluşturabilir.
Belirtiler Neden Gözden Kaçar?
Doğumsal kalp hastalığı olan kişiler çoğu zaman kendi kapasitelerini "normal" kabul ederek büyür. Yavaş yavaş azalan efor kapasitesi fark edilmez; merdiven çıkarken daha çabuk yorulmak, yaşa ya da kiloya bağlanır. Bu nedenle bu hastalarda belirtiye göre değil, düzenli kontrole göre izlem yapılması önerilir.
Aşağıdaki durumlar kontrolü öne almayı gerektirir:
- Eskiden rahatça yapılan işlerde nefes darlığı ya da çabuk yorulma
- Çarpıntı, baş dönmesi, bayılma ya da bayılacak gibi olma
- Bacaklarda şişlik, karında dolgunluk
- Dudak ya da tırnaklarda morarma
- Nedeni açıklanamayan, uzayan ateş
Kontrol Muayenesinde Neler Yapılır?
İzlem genellikle muayene, EKG ve ekokardiyografiyle yürütülür. Gerektiğinde kalp MR'ı, ritim holteri ve efor testi eklenir. Bu tetkiklerin ne işe yaradığını kalp tetkikleri yazımızda anlatmıştık. Kontrol sıklığı, geçirilen ameliyatın türüne ve güncel bulgulara göre belirlenir.
Bu noktada en çok işe yarayan belge, çocukluktaki ameliyat raporudur. Hangi hastalık için, hangi yöntemle, hangi merkezde ameliyat olduğunuz bilgisi, bugünkü değerlendirmeyi doğrudan yönlendirir. Elinizde yoksa ailenizden ya da ameliyatın yapıldığı hastaneden temin etmeye çalışın.
Yetişkinlikte Yeniden Ameliyat Gerekir mi?
Bir kısım hastada, çocuklukta yapılan onarımın yıllar sonra yeniden ele alınması gerekebilir: örneğin yetmezlik gelişen bir kapağın değiştirilmesi ya da yeniden daralan bir bölgenin genişletilmesi. Bu girişimlerin bir bölümü kateterle, bir bölümü açık cerrahiyle yapılır. Daha önce ameliyat olmuş bir göğüste yapılan cerrahi özel bir planlama gerektirir; bu konuyu ikinci kez kalp ameliyatı yazımızda ele aldık.
Girişimin zamanlaması, kalp kasında kalıcı hasar oluşmadan önce yapılacak şekilde planlanır. Düzenli takibin asıl amacı da bu zamanı kaçırmamaktır.
Gebelik Planlaması
Doğumsal kalp hastalığı olan pek çok kadın sağlıklı gebelikler geçirebilir. Ancak gebelik kalbe ek yük bindirir ve bazı durumlarda risk belirgin biçimde artar. Bu nedenle gebelik kararı, gebelik öncesinde kalp hekimi ve kadın doğum hekimiyle birlikte değerlendirilmelidir. Kullanılan bazı ilaçların gebelikte değiştirilmesi gerekebilir; ilaçlarınızı kendi başınıza bırakmayın ya da değiştirmeyin. Gebelikte damar tarafındaki değişiklikleri ayrı bir yazıda anlatmıştık.
Spor ve Günlük Hayat
Doğumsal kalp hastalığı olan yetişkinlerin büyük çoğunluğu için düzenli fiziksel aktivite önerilir. Hangi sporun, hangi yoğunlukta yapılabileceği ise hastalığın türüne, kalp fonksiyonuna ve ritim sorunu olup olmadığına göre kişiye özel belirlenir. Yarışmalı sporlara başlamadan önce değerlendirme yapılması önemlidir.
Diş sağlığına özen göstermek, sigaradan uzak durmak, kilo ve tansiyonu kontrol altında tutmak bu hastalarda da uzun vadeli kalp sağlığının temelidir (bkz. kalp sağlığı için 10 öneri).
Çocuk Kardiyolojisinden Yetişkin Takibine Geçiş
Çocuk kardiyolojisi takibi ergenlik sonunda biter; bu geçiş döneminde pek çok hasta izlemden kopar. Bu kopuşun yıllar sonra ileri evrede fark edilen sorunlara yol açabildiği bilinmektedir. Çocukken ameliyat olduysanız ve uzun süredir kontrole gitmediyseniz, belirtiniz olmasa bile bir değerlendirme yaptırmanız önerilir.
Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Harun Arbatlı, çocuklukta kalp ameliyatı geçirmiş yetişkinlerde düzenli takibin, olası sorunların kalp kası etkilenmeden fark edilmesini ve gerekiyorsa girişimin planlı biçimde yapılmasını sağladığını belirtmektedir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; takip sıklığı ve olası girişimlerin gerekliliği hekiminiz tarafından belirlenir.
Randevu için iletişime geçin
Kalp ve damar sağlığınızla ilgili değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.