Uzun bir uçuştan sonra bacakta şişlik ve ağrı fark etmek akla hemen "pıhtı" ihtimalini getirir. Halk arasında "ekonomi sınıfı sendromu" olarak da anılan yolculuğa bağlı pıhtı gerçek bir risktir; ancak çoğu yolcu için bu risk küçüktür ve basit önlemlerle daha da azaltılabilir. Bu yazıda güncel seyahat sağlığı rehberlerinin konu hakkında söylediklerini ve kimlerin ek önlem alması gerektiğini anlatıyoruz.
Yolculuk Neden Pıhtı Riskini Artırır?
Bacaklardaki toplardamar kanı, yürürken kasılan baldır kaslarının pompa etkisiyle kalbe geri döner. Saatlerce dar bir koltukta, dizler bükülü ve hareketsiz oturmak bu pompayı durdurur; kan bacak toplardamarlarında yavaşlar ve bazı kişilerde derin toplardamarlarda pıhtı oluşabilir (bkz. derin ven trombozu). Risk yalnızca uçağa özgü değildir; uzun otobüs, otomobil ve tren yolculuklarında da benzer bir artış görülür. Bu da asıl etkenin kabin ortamından çok uzun süreli hareketsizlik olduğunu düşündürür.
Risk Gerçekte Ne Kadar?
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) seyahat sağlığı rehberine göre:
- Dört saatten kısa uçuşlarda belirti veren pıhtı riski ihmal edilebilir düzeydedir.
- Uzun mesafe yolculuğun kişinin pıhtı riskini iki ila dört kat artırabildiği bildirilmektedir; ancak çalışmaların sonuçları birbiriyle tam uyumlu değildir.
- Sekiz saatten uzun uçuşlarda, düşük ve orta riskli yolcularda pıhtı sıklığı yaklaşık binde beş olarak bildirilmiştir.
- Yolculuğa bağlı pıhtı geçirenlerin büyük çoğunluğunda, yolculuktan önce de var olan en az bir risk etkeni bulunmaktadır.
Yani belirleyici olan çoğu zaman yolculuğun kendisinden çok yolcunun taşıdığı risk etkenleridir.
Kimler Daha Fazla Risk Altında?
- Daha önce derin ven trombozu ya da akciğer embolisi geçirmiş olanlar
- Son haftalarda ameliyat olmuş, hastanede yatmış ya da ciddi bir yaralanma geçirmiş olanlar
- Aktif kanser tedavisi görenler
- Doğum kontrol hapı ya da hormon tedavisi kullananlar
- Gebeler ve doğum sonrası dönemdeki kadınlar (bkz. gebelikte pıhtı riski)
- Belirgin fazla kilolu olanlar
- Bacağı alçıda olanlar ya da hareket kısıtlılığı bulunanlar
- Kalıtsal pıhtılaşma eğilimi olanlar ve ailesinde pıhtı öyküsü bulunanlar
- Kırk yaşın üzerindekiler; risk yaşla birlikte artar
Kalp ameliyatından sonra seyahat planlayanlar ameliyat sonrası günlük hayat ve yolculuk yazımıza da bakabilir.
Koltuk Seçimi Fark Eder mi?
Evet. Cam kenarında oturan yolcularda pıhtı riskinin yaklaşık iki kat, cam kenarında oturan ve belirgin fazla kilolu olan yolcularda ise yaklaşık altı kat arttığı bildirilmiştir. Kalkıp yürümeyi kolaylaştırdığı için koridor tarafındaki koltuk koruyucu kabul edilir. Risk etkeniniz varsa bilet alırken koridor koltuğunu tercih edin.
Bol Su İçmek Pıhtıyı Önler mi?
Yaygın inanışın aksine, susuz kalmanın yolculuğa bağlı pıhtıya yol açtığını ya da bol su içmenin pıhtıyı önlediğini gösteren bir kanıt yoktur. Yine de yeterli sıvı almak ve alkolü sınırlamak makul bir yaklaşımdır; alkol hem idrar söktürür hem de uzun süre hareketsiz kalmayı kolaylaştırır. Asıl koruyucu olan düzenli harekettir.
Yolculuk Sırasında Neler Yapılmalı?
- Uygun olduğunda bir iki saatte bir kalkıp koridorda kısa bir yürüyüş yapın.
- Otururken ayak bileklerinizi sık sık yukarı aşağı oynatın; topuklarınızı kaldırıp indirerek baldır kaslarınızı çalıştırın.
- Bacaklarınızı uzun süre üst üste atmayın; ayak alanınızı çantayla daraltmayın.
- Beli ve bacakları sıkan giysiler yerine rahat giysiler seçin.
- Saatlerce derin uykuya dalmanıza yol açabilecek uyku ilaçlarını kendi başınıza kullanmayın.
- Otomobil yolculuklarında birkaç saatte bir mola verip birkaç dakika yürüyün.
Çorap ve İlaç Herkese Gerekli mi?
Hayır. Ek risk etkeni olmayan yolcularda kompresyon çorabı ya da pıhtı önleyici ilaç rutin olarak önerilmez. Pıhtı riski artmış kişilerde uzun yolculuklar için uygun ölçüde, diz altı bir kompresyon çorabı önerilebilir (bkz. varis çorabı rehberi). Riskin yüksek olduğu bazı hastalarda ilaçla koruma gündeme gelebilir; bu karar mutlaka hekim tarafından verilir. Pıhtıyı önlemek amacıyla kendi başınıza aspirin ya da iğne kullanmayın: Rehberler, risk taşımayan yolculara bu amaçla aspirin önermemektedir ve bu ilaçların kanama riski vardır. Halihazırda kan sulandırıcı kullanıyorsanız ilacınızı yolculukta aksatmayın (bkz. kan sulandırıcı kullananlar için rehber).
Yolculuktan Sonraki Haftalara Dikkat
Yolculuğa bağlı pıhtıların çoğu uçuştan sonraki ilk bir iki hafta içinde ortaya çıkar; risk yaklaşık iki ay içinde olağan düzeyine döner. Bu dönemde şu belirtileri ciddiye alın:
- Tek bacakta şişlik, ağrı, gerginlik, kızarıklık ya da ısı artışı: Gecikmeden bir kalp ve damar cerrahına ya da acil servise başvurun.
- Ani nefes darlığı, nefes alırken artan göğüs ağrısı, çarpıntı ya da öksürükle kan gelmesi: Akciğer embolisi belirtisi olabilir; 112'yi arayın.
Her iki bacakta birden, uzun oturmanın ardından beliren hafif şişlik ise çoğu zaman hareket ve dinlenmeyle geriler (bkz. bacak şişmesinin nedenleri).
Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Harun Arbatlı, uzun yolculuklarda çoğu kişi için düzenli hareketin yeterli olduğunu; daha önce pıhtı geçirmiş, yakın zamanda ameliyat olmuş ya da başka risk etkenleri taşıyan kişilerin ise yolculuk öncesinde hekimlerine danışmasının önemli olduğunu belirtmektedir. Ayrıntılı bilgi için derin ven trombozu sayfamıza bakabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kişisel pıhtı riskinizin değerlendirilmesi ve korunma yöntemlerinin seçimi hekiminiz tarafından yapılır.
Randevu için iletişime geçin
Kalp ve damar sağlığınızla ilgili değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.